Sena Doğantekin - Öğr. Psikolog
Köşe Yazarı
Sena Doğantekin - Öğr. Psikolog
 

Herkes İyi Olmak Zorunda mı?”

Son yıllarda “iyi olma” hâli adeta bir zorunluluğa dönüştü. Sosyal medyada mutlu yüzler, motive edici sözler, “pozitif kal” telkinleri her yerde. Oysa psikoloji öğrencisi olarak şunu çok net söyleyebilirim: İnsan her zaman iyi olmak zorunda değildir. Hatta bazen iyi olmamak, ruh sağlığının doğal bir parçasıdır.Psikoloji bize duyguların sınıflandırılamayacak kadar karmaşık olduğunu öğretir. Üzüntü, kaygı, öfke ya da hayal kırıklığı; bunların hiçbiri “olumsuz” değildir. Sadece rahatsız edicidir. Toplum olarak rahatsız eden her duygudan kaçmayı öğreniyoruz. Ağlamak zayıflık, kaygılanmak yetersizlik, yalnız kalmak ise başarısızlık gibi algılanıyor. Bu algı, insanları duygularını bastırmaya itiyor. Bastırılan her duygu ise bir yerde kendini daha güçlü şekilde göstermeye devam ediyor.Bir danışanla yapılan ilk görüşmelerde en sık duyulan cümlelerden biri şudur: “Aslında her şeyim var ama mutlu olamıyorum.” İşte tam da bu noktada, mutluluğun bir hedef değil, anlık bir duygu olduğunu anlamak gerekiyor. Kimse sürekli mutlu olamaz. Sürekli mutlu olmaya çalışmak ise kişiyi gerçek duygularından uzaklaştırır. Psikoloji bilimi bize, duyguların bastırılmak için değil, fark edilip kabul edilmek için var olduğunu söyler. Bir diğer önemli nokta da başkalarının acılarını küçümseme eğilimimizdir. “Buna mı üzülüyorsun?”, “Daha kötüleri var” gibi cümleler iyi niyetli görünse de kişinin yaşadığı duyguyu geçersiz kılar. Oysa psikolojik iyilik hâli, başkalarıyla kıyaslanarak ölçülmez. Her bireyin dayanma eşiği, geçmişi ve baş etme biçimi farklıdır. Psikoloji eğitimi bana şunu öğretti: Anlamak, çözmekten önce gelir.Bugün ruh sağlığı konuşuluyor gibi görünse de hâlâ birçok kişi terapiye gitmeyi bir “son çare” olarak görüyor. Oysa terapi, insanın kendini tanıma yolculuğudur. Sadece “çok kötü” olunduğunda değil, insan kendini anlamak istediğinde de destek alabilir. Kendine yardım isteme izni vermek, güçsüzlük değil; farkındalıktır.Belki de sormamız gereken soru şu: “Neden sürekli iyi olmak istiyoruz?” Cevap basit olabilir: Çünkü durup hissetmek zor geliyor. Ama hissetmeden iyileşmek mümkün değil. Psikoloji öğrencisi olarak en temel inancım şu: İnsan, en çok kendine dürüst olduğunda iyileşmeye başlar.
Ekleme Tarihi: 21 Aralık 2025 -Pazar

Herkes İyi Olmak Zorunda mı?”

Son yıllarda “iyi olma” hâli adeta bir zorunluluğa dönüştü. Sosyal medyada mutlu yüzler, motive edici sözler, “pozitif kal” telkinleri her yerde. Oysa psikoloji öğrencisi olarak şunu çok net söyleyebilirim: İnsan her zaman iyi olmak zorunda değildir.

Hatta bazen iyi olmamak, ruh sağlığının doğal bir parçasıdır.Psikoloji bize duyguların sınıflandırılamayacak kadar karmaşık olduğunu öğretir. Üzüntü, kaygı, öfke ya da hayal kırıklığı; bunların hiçbiri “olumsuz” değildir. Sadece rahatsız edicidir.

Toplum olarak rahatsız eden her duygudan kaçmayı öğreniyoruz. Ağlamak zayıflık, kaygılanmak yetersizlik, yalnız kalmak ise başarısızlık gibi algılanıyor. Bu algı, insanları duygularını bastırmaya itiyor. Bastırılan her duygu ise bir yerde kendini daha güçlü şekilde göstermeye devam ediyor.Bir danışanla yapılan ilk görüşmelerde en sık duyulan cümlelerden biri şudur: “Aslında her şeyim var ama mutlu olamıyorum.” İşte tam da bu noktada, mutluluğun bir hedef değil, anlık bir duygu olduğunu anlamak gerekiyor. Kimse sürekli mutlu olamaz.

Sürekli mutlu olmaya çalışmak ise kişiyi gerçek duygularından uzaklaştırır. Psikoloji bilimi bize, duyguların bastırılmak için değil, fark edilip kabul edilmek için var olduğunu söyler.

Bir diğer önemli nokta da başkalarının acılarını küçümseme eğilimimizdir. “Buna mı üzülüyorsun?”, “Daha kötüleri var” gibi cümleler iyi niyetli görünse de kişinin yaşadığı duyguyu geçersiz kılar. Oysa psikolojik iyilik hâli, başkalarıyla kıyaslanarak ölçülmez. Her bireyin dayanma eşiği, geçmişi ve baş etme biçimi farklıdır.

Psikoloji eğitimi bana şunu öğretti: Anlamak, çözmekten önce gelir.Bugün ruh sağlığı konuşuluyor gibi görünse de hâlâ birçok kişi terapiye gitmeyi bir “son çare” olarak görüyor.

Oysa terapi, insanın kendini tanıma yolculuğudur. Sadece “çok kötü” olunduğunda değil, insan kendini anlamak istediğinde de destek alabilir. Kendine yardım isteme izni vermek, güçsüzlük değil; farkındalıktır.Belki de sormamız gereken soru şu: “Neden sürekli iyi olmak istiyoruz?”

Cevap basit olabilir: Çünkü durup hissetmek zor geliyor. Ama hissetmeden iyileşmek mümkün değil. Psikoloji öğrencisi olarak en temel inancım şu: İnsan, en çok kendine dürüst olduğunda iyileşmeye başlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396