Rümeysa Sağır - Psk.Dan.
Köşe Yazarı
Rümeysa Sağır - Psk.Dan.
 

Duvarlarının Ötesinde: PDR Mezunları Sadece

Toplumsal algımızda yerleşmiş olan "Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) mezunu rehber öğretmen olur" yargısı, günümüzde mesleğin gerçek potansiyelini sınırlayan dar bir çerçeve çizmektedir. PDR uzmanlarının çalışma alanını yalnızca okul ziliyle sınırlı görmek, okyanusu bir bardağa sığdırmaya çalışmaktan farksızdır.   Oysa bu disiplinden mezun olan uzmanlar, sadece eğitim kurumlarının değil; toplumsal yapının her katmanında ihtiyaç duyulan, stratejik birer "değişim mimarıdır." ​Psikolojik danışmanlık, özünde insanın olduğu her yerdedir. Kuşkusuz okullar mesleğin ana uygulama alanları, öğrenciler ise en öncelikli özneleridir. Ancak bir psikolojik danışmanın profesyonel yetkinlik seti; akademik rehberliğin çok ötesinde kriz yönetimi, travma müdahalesi, kariyer yapılandırma ve rehabilitasyon gibi kritik alanları kapsar. Bu bağlamda, meslektaşlarımız için sıklıkla kullanılan "rehberlikçi" sıfatı, aslında çok daha büyük bir uzmanlık buzdağının suyun üzerinde kalan küçük bir kısmını temsil etmektedir. ​Bu uzmanlık, okul binalarının çok ötesinde hayati roller üstlenmektedir. Adalet sisteminde; aile mahkemelerinde bilirkişi veya çocuk izleme merkezlerinde danışman olarak adaletin insani yüzünü temsil eden uzmanlarımız, kurumsal hayatta ise çalışan esenliği (well-being) ve çatışma yönetimi gibi süreçlerde stratejik aktörler olarak yer almaktadırlar. Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Rehabilitasyon ve Danışma Merkezlerinden (RDM), belediyelerin aile danışma birimlerine kadar her alanda profesyonel bir dokunuşa ihtiyaç duyulmaktadır. ​Toplumun, psikolojik danışmanlığı sadece bir "sorun çözme merkezi" olarak değil, "bireysel potansiyeli maksimize etme süreci" olarak yeniden tanımlaması gerekmektedir. Bir PDR mezunu; bir huzurevinde yaşlılık psikolojisiyle mücadele eden bir bireye ışık tutabildiği gibi, bir spor kulübünde sporcuların mental performansını zirveye taşıyan bir yol gösterici de olabilir. ​Sonuç olarak, PDR mezunlarını sadece okul sınırları içerisine hapsetmek, yetişmiş insan kaynağının toplumsal faydaya dönüşmesini engellemektedir. Mesleki birikimimizin hastanelerden cezaevlerine, fabrikalardan sivil toplum kuruluşlarına kadar her alanda karşılık bulması bir lütuf değil, modern bir toplumun en temel ihtiyacıdır. Artık sormamız gereken asıl soru şudur: "İnsanın olduğu hangi alanda bir psikolojik danışmana ihtiyaç yoktur?" ​Daha sağlıklı ve bilinçli bir toplum yapısı; sadece sınıflarda değil, hayatın her evresinde nitelikli psikolojik desteğe ulaşabilen bireylerle inşa edilecektir.  
Ekleme Tarihi: 23 Ocak 2026 -Cuma

Duvarlarının Ötesinde: PDR Mezunları Sadece

Toplumsal algımızda yerleşmiş olan "Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik (PDR) mezunu rehber öğretmen olur" yargısı, günümüzde mesleğin gerçek potansiyelini sınırlayan dar bir çerçeve çizmektedir. PDR uzmanlarının çalışma alanını yalnızca okul ziliyle sınırlı görmek, okyanusu bir bardağa sığdırmaya çalışmaktan farksızdır.
 
Oysa bu disiplinden mezun olan uzmanlar, sadece eğitim kurumlarının değil; toplumsal yapının her katmanında ihtiyaç duyulan, stratejik birer "değişim mimarıdır."

​Psikolojik danışmanlık, özünde insanın olduğu her yerdedir. Kuşkusuz okullar mesleğin ana uygulama alanları, öğrenciler ise en öncelikli özneleridir. Ancak bir psikolojik danışmanın profesyonel yetkinlik seti; akademik rehberliğin çok ötesinde kriz yönetimi, travma müdahalesi, kariyer yapılandırma ve rehabilitasyon gibi kritik alanları kapsar.

Bu bağlamda, meslektaşlarımız için sıklıkla kullanılan "rehberlikçi" sıfatı, aslında çok daha büyük bir uzmanlık buzdağının suyun üzerinde kalan küçük bir kısmını temsil etmektedir.

​Bu uzmanlık, okul binalarının çok ötesinde hayati roller üstlenmektedir. Adalet sisteminde; aile mahkemelerinde bilirkişi veya çocuk izleme merkezlerinde danışman olarak adaletin insani yüzünü temsil eden uzmanlarımız, kurumsal hayatta ise çalışan esenliği (well-being) ve çatışma yönetimi gibi süreçlerde stratejik aktörler olarak yer almaktadırlar.

Türk Silahlı Kuvvetleri ve Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Rehabilitasyon ve Danışma Merkezlerinden (RDM), belediyelerin aile danışma birimlerine kadar her alanda profesyonel bir dokunuşa ihtiyaç duyulmaktadır.

​Toplumun, psikolojik danışmanlığı sadece bir "sorun çözme merkezi" olarak değil, "bireysel potansiyeli maksimize etme süreci" olarak yeniden tanımlaması gerekmektedir. Bir PDR mezunu; bir huzurevinde yaşlılık psikolojisiyle mücadele eden bir bireye ışık tutabildiği gibi, bir spor kulübünde sporcuların mental performansını zirveye taşıyan bir yol gösterici de olabilir.

​Sonuç olarak, PDR mezunlarını sadece okul sınırları içerisine hapsetmek, yetişmiş insan kaynağının toplumsal faydaya dönüşmesini engellemektedir.

Mesleki birikimimizin hastanelerden cezaevlerine, fabrikalardan sivil toplum kuruluşlarına kadar her alanda karşılık bulması bir lütuf değil, modern bir toplumun en temel ihtiyacıdır. Artık sormamız gereken asıl soru şudur: "İnsanın olduğu hangi alanda bir psikolojik danışmana ihtiyaç yoktur?"

​Daha sağlıklı ve bilinçli bir toplum yapısı; sadece sınıflarda değil, hayatın her evresinde nitelikli psikolojik desteğe ulaşabilen bireylerle inşa edilecektir.


 
Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396