Özellikle hayatının merkezine oğlunu koymuş bazı anneler için evlilik, bir mutluluk değil, kontrolün kaybedilmesi anlamına gelebilir. Yıllarca oğluyla kurduğu yakın ilişkiyi paylaşmak istemez. Gelin adayı ortaya çıktığında huzursuzluklar başlar. Kimi zaman eleştiriler artar, kimi zaman sağlık sorunları öne çıkar, kimi zaman da duygusal baskılar devreye girer.
Bunun altında farklı sebepler yatabilir. Eşiyle yeterince güçlü bir ilişki kuramamış, kendisini yalnız hissetmiş ya da tüm duygusal yatırımını oğluna yapmış anneler, oğullarının evlenmesini bilinçdışı düzeyde bir kayıp olarak yaşayabilir. Çünkü yıllardır hayatlarının merkezinde olan kişi artık kendi ailesini kuruyordur.
Elbette her kayınvalide böyle değildir. Oğlunun mutluluğunu her şeyin üzerinde tutan, yeni aile düzenine saygı gösteren ve destekleyici olan pek çok anne de vardır. Ancak evlilik sadece iki kişinin değil, iki aile kültürünün de bir araya gelmesidir. Bu nedenle evlilik hazırlığı yapan çiftlerin, birbirlerini tanıdıkları kadar aile içi dinamikleri de gözlemlemeleri gerekir.
Bazen evliliklerde yaşanan sorunların kaynağı eşler değil, sınırların doğru çizilememesidir. Sağlıklı bir evlilik için sevgi kadar, aileler arasındaki mesafenin ve rollerin doğru belirlenmesi de önemlidir.
Çünkü bazı anneler için mesele "oğlum evlendi" değildir; mesele, hayatlarının merkezindeki kişinin artık kendi hayatını kurmuş olmasıdır. Bu gerçeği kabul etmek ise herkes için aynı derecede kolay olmayabilir.