Sitenin solunda giydirme reklamı denemesidir
İnes Kahia
Köşe Yazarı
İnes Kahia
 

Hayatı Kendi Ellerimizle İnşa Etmek

  Ömrü boyunca el emeğiyle, alın teriyle sayısız ev, kapı, masa yapmış bir usta. Fakat bir gün geldiğinde, artık çekiç seslerini susturmanın, testereyi bir kenara bırakmanın zamanı geldiğini hissetti. “Ailemle vakit geçirmek istiyorum,” dedi patronuna. “Yıllardır ihmal ettiğim insanlarla artık zamanımı paylaşmak istiyorum.” Patronu üzülse de kararına saygı duydu. Ancak ondan son bir iyilik istedi: “Son bir kulübe yapar mısın?” Marangoz gönülsüzdü. İçinde artık o eski heves kalmamıştı. İşini bir an önce bitirmek istiyordu. Bu yüzden kaliteden ödün verdi, ucuz malzemeler kullandı, titizliğini bir kenara bıraktı. Ve sonunda kulübe bitti. Patron geldi, kulübeyi inceledi. Sonra marangoza döndü ve eline bir anahtar tutuşturdu: “Bu kulübe senin. Yıllardır gösterdiğin özveri için teşekkür ederim. Bu, sana hediyemdir.” O an marangozun yüzü dondu. Yılların emeğiyle kazandığı güvenin, kendi elinden çıkan son işte eksildiğini fark etti. Keşke o kulübeyi, kendi evi olduğunu bilerek yapsaydı. Keşke o emeği, sonuna kadar aynı özenle verseydi. Kendi Evimizi İnşa Ediyoruz Bu hikâye, aslında hepimizin hayatına bir ayna tutuyor. Çünkü hepimiz, farkında olalım ya da olmayalım, kendi kulübemizi inşa ediyoruz. Her günkü davranışlarımız, seçimlerimiz, emeğimiz, ilişkilerimiz… Hepsi birer tuğla. Ve bir gün dönüp baktığımızda, içinde yaşayacağımız o “hayat evini” kendimiz inşa etmiş oluyoruz. Kimi zaman “nasıl olsa kimse fark etmez” diye düşünüyoruz. Bir işi yarım yapıyoruz, bir insanı ihmal ediyoruz, bir fırsatı erteleyip geçiyoruz. Ama farkında olmadan o duvarlara eğrilik veriyoruz. Sonra bir gün, o evin içinde biz yaşıyoruz — duvar eğri, çatı sızdırıyor, pencere doğru kapanmıyor. Her Çivi Bir Hatıradır Marangozun pişmanlığı, aslında bir hayat dersi: Ne yaparsak yapalım, kendi geleceğimizi inşa ediyoruz. Bugün attığımız her çivi, yarın sığınacağımız evin temeli olacak. O yüzden elimizdeki işi, ilişkilerimizi, hayallerimizi “son kezmiş” gibi yapalım. Çünkü kim bilir, belki gerçekten de öyledir.
Ekleme Tarihi: 27 Ekim 2025 -Pazartesi

Hayatı Kendi Ellerimizle İnşa Etmek

 

Ömrü boyunca el emeğiyle, alın teriyle sayısız ev, kapı, masa yapmış bir usta. Fakat bir gün geldiğinde, artık çekiç seslerini susturmanın, testereyi bir kenara bırakmanın zamanı geldiğini hissetti. “Ailemle vakit geçirmek istiyorum,” dedi patronuna. “Yıllardır ihmal ettiğim insanlarla artık zamanımı paylaşmak istiyorum.”

Patronu üzülse de kararına saygı duydu. Ancak ondan son bir iyilik istedi: “Son bir kulübe yapar mısın?”
Marangoz gönülsüzdü. İçinde artık o eski heves kalmamıştı. İşini bir an önce bitirmek istiyordu. Bu yüzden kaliteden ödün verdi, ucuz malzemeler kullandı, titizliğini bir kenara bıraktı.
Ve sonunda kulübe bitti.

Patron geldi, kulübeyi inceledi. Sonra marangoza döndü ve eline bir anahtar tutuşturdu:
“Bu kulübe senin. Yıllardır gösterdiğin özveri için teşekkür ederim. Bu, sana hediyemdir.”

O an marangozun yüzü dondu.
Yılların emeğiyle kazandığı güvenin, kendi elinden çıkan son işte eksildiğini fark etti.
Keşke o kulübeyi, kendi evi olduğunu bilerek yapsaydı.
Keşke o emeği, sonuna kadar aynı özenle verseydi.

Kendi Evimizi İnşa Ediyoruz

Bu hikâye, aslında hepimizin hayatına bir ayna tutuyor.
Çünkü hepimiz, farkında olalım ya da olmayalım, kendi kulübemizi inşa ediyoruz.
Her günkü davranışlarımız, seçimlerimiz, emeğimiz, ilişkilerimiz…
Hepsi birer tuğla.
Ve bir gün dönüp baktığımızda, içinde yaşayacağımız o “hayat evini” kendimiz inşa etmiş oluyoruz.

Kimi zaman “nasıl olsa kimse fark etmez” diye düşünüyoruz.
Bir işi yarım yapıyoruz, bir insanı ihmal ediyoruz, bir fırsatı erteleyip geçiyoruz.
Ama farkında olmadan o duvarlara eğrilik veriyoruz.
Sonra bir gün, o evin içinde biz yaşıyoruz — duvar eğri, çatı sızdırıyor, pencere doğru kapanmıyor.

Her Çivi Bir Hatıradır

Marangozun pişmanlığı, aslında bir hayat dersi:
Ne yaparsak yapalım, kendi geleceğimizi inşa ediyoruz.
Bugün attığımız her çivi, yarın sığınacağımız evin temeli olacak.
O yüzden elimizdeki işi, ilişkilerimizi, hayallerimizi “son kezmiş” gibi yapalım.
Çünkü kim bilir, belki gerçekten de öyledir.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.