Hatice Kübra Kurt  - Uzm. Klnk.Psikolog
Köşe Yazarı
Hatice Kübra Kurt - Uzm. Klnk.Psikolog
 

Herkesi Mutlu Etme

Hayatımız boyunca görünmez bir takdir arayışıyla çevremizdeki insanları mutlu etmeye, beklentileri eksiksiz karşılamaya ve her krizde "kurtarıcı" rolünü üstlenmeye çalışırken bulabiliyoruz kendimizi. Kimseyi kırmamak, her çağrıya koşmak ve her zaman uyumlu olmak dışarıdan büyük bir erdem gibi görünse de, aslında iç dünyamızda kendi kendimize verdiğimiz sessiz bir tavizdir. Başkalarının memnuniyeti üzerine inşa edilen bir hayat, bir süre sonra kişinin kendi isteklerini, ihtiyaçlarını ve en önemlisi de kendi benliğini tamamen unutmasına yol açar. "Hayır" diyemediğimiz her an, aslında kendi alanımızdan bir parça koparıp başkalarına teslim ettiğimiz anlardır. Bu durum genellikle derin bir sevilmeme veya reddedilme korkusundan beslenir. İnsanları mutlu edersek daha çok sevileceğimize, onaylanacağımıza ve bağlarımızın güçleneceğine inanırız. Oysa sınırlarımızın olmadığı, kendi haklarımızı savunamadığımız ilişkilerde gerçek bir yakınlıktan söz etmek mümkün değildir. Sürekli verici olan taraf olmak, bir süre sonra içsel bir öfke ve kırgınlık yaratır. Kendimizden feda ederek sürdürdüğümüz her ilişki, özünde bizi tüketen bir yük haline gelir. Unutmamak gerekir ki; bir başkasına sınır çizmek, ona karşı örülen bir duvar değil, aksine kendi ruh sağlığımızı korumak için çizdiğimiz sağlıklı bir çerçevedir. Gerçek şefkat, önce kendimize göstermekle başlar. Başkalarının hayatını kolaylaştırmak adına kendi omuzlarımıza taşıyamayacağımız yükler bindirmek, kendimize yaptığımız en büyük haksızlıktır. Hayatınızdaki insanları memnun etmek için harcadığınız o sonsuz enerjinin küçük bir kısmını kendinize ayırmanın vakti gelmedi mi? Unutmayın, siz herkesi mutlu etmek için bu dünyada değilsiniz ve kendi sınırlarınızı koruduğunuzda sizi terk eden insanlar, zaten sizin varlığınızı değil, sağladığınız kolaylıkları sevenlerdir. Kendinize hak ettiğiniz değeri vermek bencillik değil, hayata karşı borçlu olduğunuz bir öz-saygıdır.

Herkesi Mutlu Etme

Hayatımız boyunca görünmez bir takdir arayışıyla çevremizdeki insanları mutlu etmeye, beklentileri eksiksiz karşılamaya ve her krizde "kurtarıcı" rolünü üstlenmeye çalışırken bulabiliyoruz kendimizi. Kimseyi kırmamak, her çağrıya koşmak ve her zaman uyumlu olmak dışarıdan büyük bir erdem gibi görünse de, aslında iç dünyamızda kendi kendimize verdiğimiz sessiz bir tavizdir. Başkalarının memnuniyeti üzerine inşa edilen bir hayat, bir süre sonra kişinin kendi isteklerini, ihtiyaçlarını ve en önemlisi de kendi benliğini tamamen unutmasına yol açar. "Hayır" diyemediğimiz her an, aslında kendi alanımızdan bir parça koparıp başkalarına teslim ettiğimiz anlardır.

Bu durum genellikle derin bir sevilmeme veya reddedilme korkusundan beslenir. İnsanları mutlu edersek daha çok sevileceğimize, onaylanacağımıza ve bağlarımızın güçleneceğine inanırız. Oysa sınırlarımızın olmadığı, kendi haklarımızı savunamadığımız ilişkilerde gerçek bir yakınlıktan söz etmek mümkün değildir. Sürekli verici olan taraf olmak, bir süre sonra içsel bir öfke ve kırgınlık yaratır. Kendimizden feda ederek sürdürdüğümüz her ilişki, özünde bizi tüketen bir yük haline gelir. Unutmamak gerekir ki; bir başkasına sınır çizmek, ona karşı örülen bir duvar değil, aksine kendi ruh sağlığımızı korumak için çizdiğimiz sağlıklı bir çerçevedir.

Gerçek şefkat, önce kendimize göstermekle başlar. Başkalarının hayatını kolaylaştırmak adına kendi omuzlarımıza taşıyamayacağımız yükler bindirmek, kendimize yaptığımız en büyük haksızlıktır. Hayatınızdaki insanları memnun etmek için harcadığınız o sonsuz enerjinin küçük bir kısmını kendinize ayırmanın vakti gelmedi mi? Unutmayın, siz herkesi mutlu etmek için bu dünyada değilsiniz ve kendi sınırlarınızı koruduğunuzda sizi terk eden insanlar, zaten sizin varlığınızı değil, sağladığınız kolaylıkları sevenlerdir. Kendinize hak ettiğiniz değeri vermek bencillik değil, hayata karşı borçlu olduğunuz bir öz-saygıdır.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.