Gülşah Köksal  Felsefi Danışman
Köşe Yazarı
Gülşah Köksal Felsefi Danışman
 

​Felsefi Danışmanlık: Yaşam Bilgeliği ve Kendini Bilme Yolculuğu

​Felsefi Danışmanlığın Tarihsel Kökleri ve Amacı ​Felsefi danışmanlık Türkiye’de adı yeni duyulan bir alan olsa da dünyanın en eski terapi/sağaltım yöntemidir. Yaşam bilgeliği filozofları olarak bildiğimiz Sokrates, Epiktetos, Seneca gibi batı filozoflarından, Konfüçyüs, Budha gibi öğrenci yetiştiren doğu filozofları da birer yaşam bilgeliği rehberliği yürütmüşlerdir. İnsanın yaşam bilgeliği edinme ihtiyacının nihahi amacı da aslında ‘’kendini bilmek’’tir. Ve kendini bilme yolculuğu her zaman, farklı felsefi ekollerde, bir kişi veya grupla yapılmıştır. ​Modern Kurucular ve Kişisel Dönüşüm ​Alman filozof Gerd B. Achenbach felsefi danışmanlığın modern dünyadaki kurucularından biri olarak bilinir. Achenbach, insanın kendini bilmesinin bugünün modern insanı için her şeyden çok gerekli olduğunu düşünür ve 1980’lerin başında felsefi danışmanlığın temellerini atar. ​Benim kendi yaşam yolculuğumda da felsefe akademik bir uğraştan çok bir yaşam rehberi rolündeydi. Tanrı, evren, kötülük, iyilik gibi kavramlar üzerine düşünürken, yolumun Spinoza’ya çıkması bakış açımda büyük bir dönüşüm gerçekleşmesini sağladı örneğin. Varlık, var oluş, kendi olmak, otantiklik gibi kavramları sorgularken Heidegger, Sartre, Marcel gibi filozoflar yoluma çok güçlü ışıklar tuttular. ​Felsefe ve Terapi Alanlarının Kesişimi ​Öğretmenlik mesleğimi yaparken öncelikle öğrencilerimin dünyasına bu bakış açısını getirmeyi denedim ve yolculuğum 2016 yılında Çocuklar İçin Felsefe (p4c) eğitimi ile kesişti. 2018 yılında V. Frankl logoterapi ve Varoluşsal Analiz eğitimine katıldığımda, psikolojinin Heidegger, Husserll, Jaspers gibi önemli filozoflardan temellendirmeler yapmasından çok etkilendim ve ‘’felsefe bir danışmanlık alanına dönüşmeli’’ düşüncem daha da perçinlendi. ​Aynı yaz, İrvın D. Yalom’un ‘’Bugünü Yaşama Arzusu, Scopenhauer Terapisi’’ adlı kitabına başladığımda, daha ilk sayfada karşıma çıkan ‘’felsefi danışman’’ unvanı ile çok heyecanlandım. Aslında iki bin onların başında çok ünlü olan Prozac’ı Bırak Platon’a Bak adlı kitabı okumuştum. O kitabın yazarı Dr. Lou Marinoff da bir felsefi danışmandı, kitabın alt başlığı da ‘’felsefe terapisi’’ydi ama bu unvanın asıl dikkatimi çekişi, Yalom ile oldu. ​Schopenhauer ve Anlaşılma Hissi ​Konu özetle şuydu: Kanser olduğunu öğrenen terapist Julius hayatını gözlerinin önünden geçirir ve kimlere iyi geldiğini ve kimlere gelemediğini düşünür. Beş yıl terapi alan ve bir sonuç alamadığı için terapiden ayrılmaya karar veren Philip State adlı danışanını arar ve ona nasıl olduğunu sorar. Philip çok iyi olduğunu, iyileştiğini söyler. Terapist Julius bunu nasıl başardığını sorunca Philip ‘’Schopenuer okuyarak’’ der. Onu okuduğumda ilk kez anlaşıldığımı hissettim, felsefi danışmanlık alanında doktoramı yaptım. Şimdi bir felsefi danışmanım, der. Bu hikayede benimle ilgili çok fazla şey vardı ama en önemlisi ‘’anlaşıldığımı hissetme’’ duygusuydu. Spinoza’yı okuduğumda göğsümde böyle bir -genişleme, rahatlama, anlaşılma hissi yaşamıştım, Seneca’da, Nietzsche’de vb. ​Türkiye’de Felsefi Danışmanlık ve Varoluş Estetiği ​Türkiye’de de keşke böyle bir alan olsa dedikten tam bir yıl sonra -2019’da Maltepe Üniversitesi’nde Felsefi Danışmanlık tezli yüksek lisans programı açıldı, kayıt oldum ve Varoluş Estetiği konulu bir tez yazdım. Tezin odağı ‘’insanın kendini bir sanat eseri gibi nasıl var edebileceği’’ üzerineydi. Bunun için Eskiçağ felsefelerinin kullandığı **‘’kendini biçimlendirme teknikleri’’**ni felsefi danışmanlık açısından ele aldım. ​Hikayemin ana hatları böyle. Çok yeni duyulan bir alan olduğu için yazıya bu şekilde bir giriş yapmak istedim. Türkiye’de, felsefi danışmanlık bölümünün ilk tezi bu şekilde yazılmış oldu diyerek bir sonraki yazıda felsefi danışmanlığın ne olduğuna dair bilgiler vererek devam edelim derim. ​Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle. ​Gülşah KÖKSAL Felsefi Danışman 05.12.2025 ​
Ekleme Tarihi: 05 Aralık 2025 -Cuma

​Felsefi Danışmanlık: Yaşam Bilgeliği ve Kendini Bilme Yolculuğu

Felsefi Danışmanlığın Tarihsel Kökleri ve Amacı

​Felsefi danışmanlık Türkiye’de adı yeni duyulan bir alan olsa da dünyanın en eski terapi/sağaltım yöntemidir. Yaşam bilgeliği filozofları olarak bildiğimiz Sokrates, Epiktetos, Seneca gibi batı filozoflarından, Konfüçyüs, Budha gibi öğrenci yetiştiren doğu filozofları da birer yaşam bilgeliği rehberliği yürütmüşlerdir. İnsanın yaşam bilgeliği edinme ihtiyacının nihahi amacı da aslında ‘’kendini bilmek’’tir. Ve kendini bilme yolculuğu her zaman, farklı felsefi ekollerde, bir kişi veya grupla yapılmıştır.

Modern Kurucular ve Kişisel Dönüşüm

​Alman filozof Gerd B. Achenbach felsefi danışmanlığın modern dünyadaki kurucularından biri olarak bilinir. Achenbach, insanın kendini bilmesinin bugünün modern insanı için her şeyden çok gerekli olduğunu düşünür ve 1980’lerin başında felsefi danışmanlığın temellerini atar.

​Benim kendi yaşam yolculuğumda da felsefe akademik bir uğraştan çok bir yaşam rehberi rolündeydi. Tanrı, evren, kötülük, iyilik gibi kavramlar üzerine düşünürken, yolumun Spinoza’ya çıkması bakış açımda büyük bir dönüşüm gerçekleşmesini sağladı örneğin. Varlık, var oluş, kendi olmak, otantiklik gibi kavramları sorgularken Heidegger, Sartre, Marcel gibi filozoflar yoluma çok güçlü ışıklar tuttular.

Felsefe ve Terapi Alanlarının Kesişimi

​Öğretmenlik mesleğimi yaparken öncelikle öğrencilerimin dünyasına bu bakış açısını getirmeyi denedim ve yolculuğum 2016 yılında Çocuklar İçin Felsefe (p4c) eğitimi ile kesişti. 2018 yılında V. Frankl logoterapi ve Varoluşsal Analiz eğitimine katıldığımda, psikolojinin Heidegger, Husserll, Jaspers gibi önemli filozoflardan temellendirmeler yapmasından çok etkilendim ve ‘’felsefe bir danışmanlık alanına dönüşmeli’’ düşüncem daha da perçinlendi.

​Aynı yaz, İrvın D. Yalom’un ‘’Bugünü Yaşama Arzusu, Scopenhauer Terapisi’’ adlı kitabına başladığımda, daha ilk sayfada karşıma çıkan ‘’felsefi danışman’’ unvanı ile çok heyecanlandım. Aslında iki bin onların başında çok ünlü olan Prozac’ı Bırak Platon’a Bak adlı kitabı okumuştum. O kitabın yazarı Dr. Lou Marinoff da bir felsefi danışmandı, kitabın alt başlığı da ‘’felsefe terapisi’’ydi ama bu unvanın asıl dikkatimi çekişi, Yalom ile oldu.

Schopenhauer ve Anlaşılma Hissi

​Konu özetle şuydu: Kanser olduğunu öğrenen terapist Julius hayatını gözlerinin önünden geçirir ve kimlere iyi geldiğini ve kimlere gelemediğini düşünür. Beş yıl terapi alan ve bir sonuç alamadığı için terapiden ayrılmaya karar veren Philip State adlı danışanını arar ve ona nasıl olduğunu sorar. Philip çok iyi olduğunu, iyileştiğini söyler. Terapist Julius bunu nasıl başardığını sorunca Philip ‘’Schopenuer okuyarak’’ der. Onu okuduğumda ilk kez anlaşıldığımı hissettim, felsefi danışmanlık alanında doktoramı yaptım. Şimdi bir felsefi danışmanım, der. Bu hikayede benimle ilgili çok fazla şey vardı ama en önemlisi ‘’anlaşıldığımı hissetme’’ duygusuydu. Spinoza’yı okuduğumda göğsümde böyle bir -genişleme, rahatlama, anlaşılma hissi yaşamıştım, Seneca’da, Nietzsche’de vb.

Türkiye’de Felsefi Danışmanlık ve Varoluş Estetiği

​Türkiye’de de keşke böyle bir alan olsa dedikten tam bir yıl sonra -2019’da Maltepe Üniversitesi’nde Felsefi Danışmanlık tezli yüksek lisans programı açıldı, kayıt oldum ve Varoluş Estetiği konulu bir tez yazdım. Tezin odağı ‘’insanın kendini bir sanat eseri gibi nasıl var edebileceği’’ üzerineydi. Bunun için Eskiçağ felsefelerinin kullandığı **‘’kendini biçimlendirme teknikleri’’**ni felsefi danışmanlık açısından ele aldım.

​Hikayemin ana hatları böyle. Çok yeni duyulan bir alan olduğu için yazıya bu şekilde bir giriş yapmak istedim. Türkiye’de, felsefi danışmanlık bölümünün ilk tezi bu şekilde yazılmış oldu diyerek bir sonraki yazıda felsefi danışmanlığın ne olduğuna dair bilgiler vererek devam edelim derim.

​Bir sonraki yazıda görüşmek dileğiyle.

Gülşah KÖKSAL

Felsefi Danışman

05.12.2025

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ozgunbakis.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
https://ad.reklm.com/aff_c?offer_id=62376&aff_id=40396