Zihin ve beden bir bütündür cümlesini hepimiz defalarca duyduk.Peki bunu gerçekten ne zaman ciddiye alıyoruz?
Benim “Mind-Body terapi ile ilk temasım teorik bir ilgi alanı olarak değil bedenin aslında ne kadar net konuştuğunu fark ettiğim bir an’da oldu.”Uzmanlık eğitimlerimden çok daha önce bedenimin stres ve başa çıkması zor duygular karşısında nasıl tepki verdiğini deneyimlemek zorunda kaldım.Aynı stres döngüsünün her defasında bedenimde benzer tepkiler yaratması bunun bir tesadüf olmadığını gösteriyordu.Zorlayıcı duygular ifade edilmediğinde ya da bastırıldığında duyguların bedensel yansımaları fizyolojik sonuçlara sebep oluyordu.
Zihin konuşmayı bilir,derdini anlatır “iyiyim” der mesela ustalıkla kendini bile kandırır.Ancak beden yalan söyleyemez örneğin kalp hızla atarak ele verir gerçeği,ellerimiz titreyerek,gözlerimiz dolarak..Nefesimiz derdimizi anlatamadığımız bir cümlenin ortasında yetmeyebilir,omuzlar taşıyamadığı yükle çöker ama zihin ikna eder geçici der,alışırsın der,dayanırsın der,dinlenince geçer der ama aslında beden ağrıyla yardım ister,belki sancıyla,belki uykusuzlukla..
Evet bedenimiz bizimle konuşuyor.Bastırılmış duygularını, kronik stres,kas ve baş ağrıları,sindirim sorunları,dinlenmekle geçmeyen uzun yorgunlukların diliyle anlatabiliyor.Bizler ise bedenimizin sinyallerini uzun süre görmezden gelebiliyoruz.Tıpkı benim de stres kaynaklı fibromiyalji ve IBS tanılarım konulduktan sonra zihnimin taşıyamadığı yükleri zamanla bedenimin yüklendiğini deneyimlediğim gibi..Çünkü kişinin düşünceleri,yaşadıkları ve davranış biçimi bedenini,fiziksel sağlığını doğrudan etkiliyor.
İşte bu noktada Mind Body perspektifinde, bedenin düzeltilmesi gereken bir problemden önce dikkate alınması ve dikkatle dinlenilmesi gereken bir kaynak olarak ele alınması gerekiyor.Belki de iyileşme zihnin ikna etmeyi bırakıp bedenin dürüstüğüne kulak vermemizle başlıyor.
Peki Mind Body çalışmaları bize nasıl kendi bedenimizle bağlantı kurabileceğimiz bir alan açabilir?
Mind Body çalışmalarında öncelikli amaç bedeni geçici olarak rahatlatmaktan çok daha fazlasıdır.Araştırmalar zihin ve beden uygulamalarının kontrol ve zorluklarla başa çıkma becerilerini geliştirebileceğini,gerginlik ve ağrıyı azaltabileceğini,pozitif bakış açısı sağlayabileceğini ve bu sayede yaşam kalitesini artırabileceğini ortaya koymuştur.
Bu süreçte sıklıkla şu yöntemlerden destek alınır;
-Nefes farkındalığı
-Bedensel odaklanma
-Mindfulness (bilinçli farkındalık)
-Yoga,pilates ve streching tarzı beden egzersizleri
Bu teknikler kişinin bedeniyle yeniden güvenli bir bağ kurmasına destek olur.
Çünkü beden yalnızca uyaran bir alarm değildir,
İyileşmenin nereden başlıyacağını da o bilir
Doğru nefes aldığında,gevşediğinde,rahatladığında mutlaka olumlu karşılığını hissettirir.
Özetle,
Mind body terapi benim kişisel hayatımda da bedenimle savaşı bırakmayı öğrenmem demekti.Bu nedenle Mind Body yaklaşımını bir teknikler bütünü olarak değil,bedenimle yeni bir ilişki bir bağ kurma süreci olarak görüyorum.Çünkü zihin ve beden aynı dili konuştuğunda kendinle yeniden bağ kurabildiğin bir sürece dönüşüyor.İnsan bedenini dinledikçe zihni de yumuşamayı öğreniyor.Bu yüzden iyileşme; durmayı,hissetmeyi ve bedenin sesini dinlemeyi seçmekle başlıyor