Çocuğumun Otizmli Olabileceğini İlk Ne Zaman Fark Etmeliyim?
"Doktor Bey, ismiyle seslendiğimizde , dönmüyor ama çizgi filmin müziğini duyunca hemen koşuyor."
Meslek hayatım boyunca ailelerden buna benzer yüzlerce cümle duydum. Kimi zaman bir anne, "Ben bir şeylerin farklı olduğunu hissediyordum ama çevremdekiler abarttığımı söyledi" der. Kimi zaman da bir baba, "Konuşması gecikti ama erkek çocuk geç konuşur dediler" diye anlatır.
Aslında birçok aile, çocuklarındaki bazı farklılıkları çevresindeki insanlardan çok daha önce fark eder. Fakat çoğu zaman bu fark ediş, kaygılı görünmemek ya da yanlış düşünmekten korkmak nedeniyle ertelenir.
Peki bir ebeveyn olarak nelere dikkat etmeliyiz?
Otizm Spektrum Bozukluğu, sosyal iletişim, etkileşim ve davranış alanlarında farklılıklarla kendini gösteren nörogelişimsel bir durumdur. İlk belirtiler çoğu zaman yaşamın ilk iki yılı içerisinde gözlemlenebilir.
Bir bebeğin gelişiminde göz teması kurması, gülümsemeye karşılık vermesi, ismini duyduğunda dönüp bakması ve çevresindeki insanlarla etkileşim kurmaya çalışması önemli gelişim göstergeleridir. Ancak bazı çocuklarda bu becerilerin beklenen şekilde gelişmediği görülebilir.
Örneğin 12 aylık bir çocuğun ismine tepki vermemesi, işaret etme davranışını kullanmaması, el sallama gibi sosyal jestleri göstermemesi veya çevresindeki insanlarla etkileşim başlatmaması dikkat edilmesi gereken durumlardır.
18 aylık dönemde ise iletişim amaçlı sözcük kullanımının sınırlı olması, akranlarına ve sosyal oyunlara ilginin az olması, isteklerini göstermek yerine yetişkinlerin elini araç olarak kullanması önemli ipuçları arasında yer alabilir.
Burada ailelerin sıklıkla düştüğü bir yanılgı vardır: Otizmi yalnızca konuşma gecikmesi olarak değerlendirmek.
Oysa otizmde asıl bakılması gereken nokta yalnızca çocuğun kaç kelime söylediği değil, insanlarla nasıl ilişki kurduğu, iletişim kurmak isteyip istemediği ve çevresiyle etkileşime nasıl girdiğidir.
Bazen bir çocuk onlarca kelime söyleyebilir ama iletişim kurmakta zorlanabilir. Bazen de çok az konuşmasına rağmen güçlü sosyal etkileşim becerileri gösterebilir. Bu nedenle tek bir belirti üzerinden değerlendirme yapmak doğru değildir.
Ailelere en önemli önerim şudur: İç sesinizi küçümsemeyin.
Çocuğunuzun gelişimiyle ilgili içinizde sürekli tekrar eden bir soru işareti varsa, beklemek yerine bir uzmandan görüş alın. Çünkü erken fark edilen her gelişimsel farklılık, erken destek fırsatı anlamına gelir.
Unutmayalım ki amaç bir etikete ulaşmak değil; çocuğun ihtiyaçlarını zamanında fark etmek ve ona uygun desteği sunabilmektir.
Her çocuk kendi hızında gelişir. Ancak gelişim yolculuğunda bazı işaretleri zamanında görmek, çocuklarımızın potansiyellerine ulaşmaları için atılabilecek en değerli adımlardan biridir.